| Yaşam, Bir Seçimler Dizgisidir |
|
|
|
| Yaşam - Seçimlerimiz ve Kararlarımız | |||
| Servet Sevinçli tarafından yazıldı | |||
|
Gerçekten İstediğiniz Hayatı Yaşıyor musunuz? Bu düşlerin ilki ve en büyüğü, onu en çok hüzünlendiren, her zaman içinde kalan ressamlık oluyordu. Resim tutkusu onun için vazgeçilmezdi. Ancak içinde bulunduğu şartlar onu bir deniz ve liman gibi ayrı tutuyordu. Hiçbir zaman ulaşamayacağını bilse de bu düşünü aklından da atamıyordu.
Üniversite yıllarındayken okumakta olduğumuz bölüm hakkında arkadaşlarımızla konuşma fırsatımız olurdu. Birbirimize başka tercihlerimizin olup olmadığını sorardık. Aslında bunu sormaya gerek yok! Çünkü mevcut eğitim sisteminin halkalarından biri olan üniversiteye yerleştirme sınavları adayları birbiriyle alakasız onlarca tercih yapmaya zorluyor. Bir aday, birbirinden alakasız bölümler yazabiliyorsa bunda bir sorun var demektir. Yani aslında sorun yok gibidir ama bu biraz da hayatın şekillendirmesiyle alakalıdır. Hayat bireyi aşındırarak şekillendiriyor. Bir insan, öğretmen mi olmak istiyor, yoksa sanat üzerine bir araştırmacı mı? Öğrenci, seçtiği bölümden mezun olunca belki de bu alanda bir ömür çalışacak. Bunun farkında değil. Sistem onu böyle bir karmaşaya itiyor. Sonuçta kişi şartlar dolayısıyla zaman zaman ya tutarsa diyip alakasız bölümler yazabiliyor. Alakasız derken, kişiliği ile uyumlu olmayan, asıl yapmak istediği meslek ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bölümlerden bahsediyorum.
Asıl konumuza dönecek olursak, beni asıl hüzünlendiren hep yaşça büyük kişilerle yaptığım konuşmalardır. Biraz empati sonucu o insanın neler hissettiğini anlayabiliriz. Sohbet ettiğim insan, yıllardan bahseder ve bir de yapmak istediklerinden… Anlatırken hüzünlenirler. Yaptıkları seçimler, yaşadıkları yıllar, hepsi birbiriyle alakalı. Seçimler kötü olunca yaşantı da kötü oluyor.. Çünkü bir ömür sevmediğiniz bir mesleği yapmak çok acımasızca. Ama bugünkü Türkiye ve yaşam şartları eve üç kuruş getirmek için bunu mümkün kılıyorsa insanları bir yerden sonra suçlayamayız elbette. Yaşlı insanlar genelde okuyamadıklarından bahsederler. Bu da yaşam şartlarını anlatır bizlere.. Sonuç olarak; herkes sevdiği mesleği yapmalı. Tercih edilmeyen bölümler ise teşvikler ile özendirilmelidir. Bunları uygulayabilmek içinse ekonomisi güçlü bir devlet gerekiyor. Her şey birbiriyle bağımlı aslında. İşini sevenler bireyler zaten ekonomiyi sağlamlaştırır. Ama iyi bir yatırım için iş yine politikacılara kalıyorsa yanlış işte buradadır! Servet Sevinçli |
|||